İTİBARLI, ZENGİN ve ÜSTÜN OLMAK MI?

İnsanlığınızı kalıcı, işinizi geçici yapın.

Bu satırları ilk yazdığımda üniversiteden yeni mezun olmuştum. Yarı zamanlı çalıştığım birkaç iş yerinde, her türlü ticari faaliyetin, nasıl bir diğerinin mutsuzluğu üzerine kurulu olduğunu görmüştüm. İşsizlik rakamları arttıkça mutlu olan ender insanlardanım ben. Tabii ki temel gıdaya ulaşabildiğimiz müddetçe işsizlik sorun değil. Önümüzdeki günlerde gıda bulmakta zorlanabiliriz ama basit bir toplumsal işbirliği ile çözebileceğimiz bir sorun. Problem ekmek değil, ekmeği nasıl pişireceğimiz konusunda ortak bir karara varamamamız.

Gerçek bir insanın görevi, henüz uzlaşmanın önemini bilmeyenleri kendi seviyesine çekmektir. Bunun yolu, dışımıza ve içimize hak ettiği ve gerektiği kadar önem vermekten geçer. Eğer dünyanın acısını yüreğinizde hisseden ancak kafa dağıtmak bahanesiyle, görmemezlikten, duymamazlıktan gelen bir yapınız varsa, yapmanız gerekenler yerine kendinizi sadece sizi tatmin eden hobilerinize veriyorsanız, içinizdeki sevgi kıvılcımı sönükleşir ve yerini dışsal beklentilere bırakır. İtibarlı olmak, çok zengin olmak, en güzel olmak vs.

İçinizdeki sesi susturdukça dünyanın hali de kötüye gider. İnsanlar daha fazla rekabet etmeye başlar, terfi almak için daha fazla çalışma arkadaşlarına tuzak kurar, çocukları ve eşleriyle ilgilenmeyi vakit kaybı görür, tek derdi bankadaki paralarını artırmak olur. İçinizdeki dünyanın acısını hisseden küçük noktayı duymamazlıktan geldikçe işler kötüleşir. Kalbinizdeki kıvılcım sönme noktasına gelir.

Bu kıvılcımı el birliğiyle kurtarmamız lazım. Tüm çabamızı bu kıvılcımların sevgiyle birleştirilmesine harcamalıyız.

Yani ben, kendi bencil isteklerimden vazgeçiyorum.

Artık lüks arabaya binmek istemiyorum, herkesten daha zengin ya da film yıldızı kadar güzel olmak istemiyorum. Bundan sonra karnımı doyurmak, barınmak ve bunları iyi koşullarda yapabildikten sonra elime geçen her şeyi, tüm insanlığın faydasına kullanmayı seçiyorum.

Bunu tek başına yapmam çok zor. Çünkü etrafımda hala zengin olmak isteyen, daha başarılı olmak isteyen, diğerlerini yönetmek isteyen, çocuklarını en özel okullara gönderip, benim çocuğumdan daha yüksek konumlara getirmek isteyen insanlar var. Tek çarem, tüm dünya için sorumluluk hisseden, eşitliğin doğanın kanunu olduğunu bilen insanlarla iletişimde olmak. Bunu fiziki olarak yapmaya bile gerek yok. Çağımız öyle bir çağ ki elinde internete bağlı bir cihazı olan, herkesin içindeki bu kıvılcımı körükleyebiliriz. Bu kıvılcım her insanın yüreğinde var. Bazılarının içinde daha gizli, bazılarının içinde kor bir ateş olarak var.

Dünyanın bütünü için ne kadar sorumluluk alırsak, o kadar akıllı oluruz.

Gerçek bir insan kendisi için talepte bulunmaz. Sadece tüm insanların faydasına olduğundan emin olduğu şeyleri talep eder. İnsanlığa yönelik doğru tavır şudur; kıvılcımı sönmek üzere olanlara uyumlu şekilde, yaşamın amacının ne olduğunu anlatmak. Yaşamın amacını herkes bilmeli.

Korona virüs, depremler, savaşlar… Tüm bunlar neden oluyor aşama aşama anlatmamız gerek. Bu konuda yanlış yapmaktan da korkmaya gerek yok. Çünkü internet ortamı çok kötü, anlamsız içerikle dolu. Google’da gezen birinin tüm dünyanın sorumluluğunu üzerinde hisseden bir kişinin hatalarıyla karşılaşması çok daha iyi.

Özellikle kadınlar bu konuda çok daha fazla sorumluluk alacaklar. Fikirlerimizi her yönüyle paylaşmalıyız. Bol bol makaleler, kitaplar yazmalıyız. Bu dökümanları yayabildiğimiz her yere yaymalıyız. Böylece ne kadar sorumluk hissettiğimizin bir ölçümünü de yapabiliriz. Bir kitap yazacak kadar mı sorumlu hissediyoruz? Yoksa sadece üzerinde “Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma.” yazan bir instagram görseline beğeni atacak kadar mı? Yoksa akıllı telefonda parmağımızı yukarı kaydırıp yemek tariflerine mi geçiyoruz?

Okumak yetmeyecek. Yazmamız lazım. Eğer tüm dünya için sorumluluk hissetmiyorsanız, okuyorsunuz ama içinizde bir şey değişmiyor demektir.

Şimdi biraz daha fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor. Çünkü iyi bir yaşam için kadınlar gerçek bir çareye sahip. Yaşam koşullarını eşit hale getirecek ilk aşama, bir anne gibi tüm olumsuzlukların üzerini sevgiyle kapatmak.

Bunun dışında bir paylaşım serisi başlatmayı düşünüyorum. Korona virüsünün etkileri devam ederken, doğanın bizden istediği yaşam biçimini madde madde çalışacağız.