adaptifler

ADAPTİFLER

Eylül bitiyor. Bu sonbahar çok önemli, o yüzden birkaç paragraf yazmadan ayı bitirmek istemedim. Bu aydan sonra çok çetin koşullar tüm dünyayı derinden sarsacak. Bize bir şey olmaz düşüncesi çok yaygındır. Yine de dünyanın öteki ucunda bir felaket olsa, hepimiz er ya da geç bundan etkileniriz.
Salgın artacak ve kışın daha çekilmez bir hale gelecek. Eski hayatlarımıza geri dönemeyeceğiz. Büyük bir hazırlık yapmamız gerekiyor. Küresel olarak her alanı olumsuz etkileyen virüs, etkisini artıracak ve başka hastalıkları da tetikleyecek.
Ayrıca doğal afetler, pek çok insanı zor koşullara sürükleyecek. Doğa ile dengeye gelene kadar sorunlar devam edecek. Almak ve vermek davranışları dengeli olmadığı müddetçe yeni sorunlarla karşılaşmamız çok normal.
Varlıklı olmak için yaptığımız hiçbir şey işe yaramayacak. Güzel takılar takmamız, bir madeni daha değerli hale getirip, sahte ekonomiler yaratmamız işe yaramayacak.
Bu ay olabilecek en yumuşak haliyle bitiyor. Önümüzdeki feleketlerden kendimizi korumak için yapabileceğimiz tek bir şey var; aramızdaki ilişkileri düzeltmek, sevgi ve birliğin hakim olduğu bir çevre oluşturmak.
Her şeyi doyumsuzca almak istiyoruz. Çok para istiyoruz, ünlü olmak istiyoruz, bunlar sadece bizim olsun, diğerlerinin olmasın istiyoruz. Sürekli daha fazlasına sahip olmak istediğimizden, eğer daha fazlasına sahip olamayacaksak, o zaman diğer insanlar bizden daha azına sahip olsun diye, kötülük etmeye başlıyoruz.
Hem insanlar arasında hem de insanın doğa ile olan ilişkisinde denge lazım. Ya olan olaylardan doğanın bizden istediğini anlayıp yapacağız ya da keçi inadımızla savaş, kıtlık, doğal afetlerle doğa bizi dövmeye devam edecek.
Kendimizi değiştirmeye gönüllü olmalıyız. Bu, bir çeşit doğal seleksiyondur. Doğadan büyük bir değişim gelecek ve sosyolojik, biyolojik, fiziksel ve matematiksel olarak uyum sağlayabilen türler hayatta kalacak. Uyum sağlayabilenlere adaptif denir.
Her şey iyi olabilir. Mutluluğumuz diğer insanların mutluluğuna bağlı. O yüzden ilk adımı sen atmalısın. Beklemen demek, hayatını boş vermen demek. Kendinde yapacağın küçücük bir değişiklik, tüm dünyanın kurtuluşu olabilir.
Acılara tahammül edilemez yere geldiğimizde, tembelliğimizden, alışkanlıklarımızdan çıkamayabiliriz. Bu yüzden en kötü koşullara bile alışmak yerine, sorunları daha başımıza gelmeden önden karşılamalıyız.
1- Öncelikle virüsten maksimum seviyede korunmaya devam etmeliyiz, ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi.
2- Siyaset, fanatiklik, sağlık sistemleri… Bunların hiç biri yardımcı olmayacak. O yüzden yargılamayı bırakıp, insanlarla aramızdaki ilişkiyi en iyi hale getirmeliyiz.
3- Sosyal medyayı, interneti kendimizi başkalarına faydalı olacak şekilde, eğitimli olmak için kullanmalıyız.
4- Hayatta kalmamız, karnımızı doyurmamız, tamamen yeni koşullara kendimizi adapte etmemize bağlı olacak, adaptif olmalıyız.
Kasım ayının dost sayınızı yüzle çarptığınız bir ay olmasını dilerim.
Adaptif misiniz?

Yazıyı Paylaşın

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on email
Share on linkedin
Share on skype
Share on telegram
Share on pinterest