ÖNSÖZ

Uzun zaman önce başlamış olan sosyal huzursuzluk, insanlar arasındaki eşitsizlik, ihtiyaçlara her insanın ulaşamaması, gelirin adaletli dağılmaması ve sadece kendi çıkarını düşünen yöneticilerden, talepler artmaya başladı. Ancak dünyanın hiçbir yerinde bu talepler duyulmadı.

Doğa, kendi bildiği kanunlarını insanların, ister yönetici, ister işçi, ister zengin, ister yoksul, genç ya da yaşlı olmasını ayırt etmeden, önüne koydu. Bu zamanda, tüm açıklığıyla önümüzde duran, apaçık görünen, insanın insana ve doğanın içindeki tüm unsurlara olan sorumluluğuna sırt çevirmemiz imkansız hale geldi.

Gittikçe daha yüksek perdeden duyduğumuz, dünyanın dört bir yanından gelen sorular, aşağı yukarı şu şekilde:

  • Dünya nüfusunun, neden sadece yüzde biri zengin?
  • Tüm maddi varlıkların yüzde kırkı, neden sayıca az olan zenginlerin elinde?
  • Neden yıllarca okullara gidiyoruz ama işimize yarayan bir eğitim alamıyoruz?
  • Neden mutsuzluk ve açlık var?
  • Neden yiyecek fiyatları tüm dünyada artıyor? Hal bu ki ihtiyacımızdan çok daha fazla yiyecek var.
  • Dünya ne zaman her insan için daha yaşanır bir yer haline gelecek?

Bu sorular, hepimizin aklını zaman zaman meşgul ediyor.

Herkes için ortalama, gerekli temel ihtiyaçların garanti altına alındığı bir yaşam biçimini özlüyorum. Emniyetli evlerde yaşamak istiyorum. Komşularıma ve arkadaşlarıma güvenebilmek istiyorum. Çocuklarım olursa, geleceklerini garanti altına alan, iyi bir toplumda yaşamalarını istiyorum. Herkesin kendine iyi bir yaşam imkanı bulduğu, birbirimizi gözettiğimiz, birbirimizin iyiliğinden sorumlu olduğumuz bir toplum olmalı bu.

Üstelik tüm bunları senin, onun ve diğerlerinin hepsi için de istiyorum.

Fakat bunu nasıl yapacağız? İnsanlar eğer yarın işten atılacaklarını biliyorlarsa, nasıl güvende olabilirler? Onları koruyan, tok olduklarından emin olan biri olacak mı?

Bu sorular çok karışık biliyorum. İşte bu soruların bende yarattığı uzun düşünme aşaması ve cevaplarının doğadaki örneklerde saklı olduğu, bu kitabı yazmaya karar vermemi sağladı.

Ben, dünyanın her yerinde gördüğümüz eşitlik olmayan yaşamlara, gelir seviyelerine, imkansızlıklara, salgın hastalıklara rağmen, insanlık olarak çözümü uygulayabileceğimize inanıyorum.

İşte bu yüzden, gözünü iliştirdiğin bu kitabı, iyimser bir dille yazdım.

Dünya tamamen değişecek, gel birlikte bunu memnuniyetle karşılayalım, kavga etmeden barışçıl bir yolla, hem insanlarla hem de doğanın tüm unsurlarıyla, zarar vermeden, yalnızca birbirimizin iyiliği için beraber yaşamayı öğrenelim.

Ben yazdım, sen oku, o yapsın, biz yaşayalım, siz örnek alın, onlar uygulasınlar.

İÇİNDEKİLER

 

1- PEÇELİ BAYKUŞUN DOKUZ KANATLISI

2- DOĞU KARA KIRANI

3- NİN KARINCALARI

4- KİRPİ KRAL

5- DOĞA İLE UYUMLU YELKEN ÇİÇEĞİ AKARI

6- SARI KUYRUKLU AKREBİN KUŞKULARI

7- TELEVİZYONU BOZULAN TAVUS KUŞU SOLUCANI

8- BORÇLU KRAL KELEBEĞİ

9- ÇAKIL TAŞI LİMPKİNDE

10- KİRACI KILIÇKUYRUK

11- UYKUSUZ MEYVE YARASALARI

12- DAĞ KEÇİSİ HARİTAYI ANLAMADI

13- KIRKAYAK YARIM AY ŞEKLİNDE DÜŞÜNME ODASINDA

14- ÇAY TİRYAKİSİ SERÇENİN SÖZÜNE GÜVEN

15- HASIR ŞAPKALI BÜYÜK KUDU

16- KAYIP CEVİZ17- DÜNYA KINKANATLILAR KURULU

18- SARILAMAYAN ELMA KURTLARI

19- KEDİ VİRÜSÜ

20- BİRLİK SENSÖRÜNÜ KEŞFEDEN FARS KEDİLERİ

21- DÜNYA İLE BARIŞIK KAR SERÇELERİ

22- BERABER GEZEN MONDAINE GÜVERCİNLERİ

23- TASMANYA CANAVARI ÖLMEYE RAZI

24- ALTIN ALINLI AĞAÇKAKAN

25- ŞİKAYETÇİ SERÇE

26- AKŞAM AĞUSTOS BÖCEĞİ TOPRAKTAN ÇIKTI

27- PERMAKÜLTÜR VE GENÇ SİBİRYA KURDU

28- MAVİ HALKALI AHTAPOTUN KIRK DOKUZ DENEYİMİ

29- BİR TAVŞANIN DÜŞÜNCELERİ

30- SEPETTE ON ELMA VAR

Yazıyı Paylaşın

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on email
Share on linkedin
Share on skype
Share on telegram
Share on pinterest